Din ve Aile

Tesettür kadını koruyan kalkandır

Tesettür, kadını hem fizikî, hem de rûhî olarak muhâfaza altına alan bir kalkan mesâbesindedir. Kadın, tesettürden uzaklaştığı ölçüde kadınlığına has nice meziyetlerini de kaybetmektedir.

Türkiye’de başörtüsü yasağı yürürlükten kalktı! Şimdi asıl mesele başlıyor. O da kadınlar olarak bizim Rahim olan Allah’a olan sorumluluklarımızı yerine getirmemizdir. Neden örtünüyoruz? Ve neden Allah kadına örtünmesi için emir buyurdu? Cevap “ihram”da yatıyor. İhram esma-i ilahiye nurunun giysisidir, mânâ elbisesidir. İhram içi, içte olanı ve insanın hayâ, fakr, ihtiyaç ve aşk dolu teslimiyet hallerini temsil ediyor. Allah’ın sevgili velilerinin, âşıklarının, dostlarının halini anlatıyor. İhrama girmek, nefsaniyeti ve ölümü sembolize eden dünyevi kimliğin tüm alametlerinden soyunmak demektir. Arzulardan, isteklerden arınmış, tam bir teslimiyet hali takınmalıdır. İhramın özü; dış görünüşü tamamıyla basit olmalı ve içini güzelleştirmek adına tanınamazlığa sokulmalıdır. Beden ölür ve ruh tüm ihtişamıyla parıldar. Yani, yüzeysellik ve sahtelik elbisesinden soyunmalıdır. Bu yüzden örtünmemiz gerekir. Şu anda tam aksini gözlemlemekteyiz.

Başörtüsü takmak moda olmuş ve gösterişli duruyorlar, kendi kimliklerini dışarıya vuruyorlar. Türkiye’de başörtüsü hakkında şu sonuca vardım, kadınlar ihrama erkeklerden daha çok ihtiyaç duyuyorlar. Türkiye’de başörtüsü yasağını kaldırabilmek için kadınların iffetli, gösterişsiz, teslimiyetçi, sade ve hayâlı olmaya gayret göstermesi gerekiyordu. Bunun aksine, kadınlar başını örtmenin sebebi olan bu özelliklerden uzaklaştılar. Başını örtmek “ihram”a girmek demektir.

İhram kadınların ve erkeklerin havda büründükleri kutsal haldir. Maalesef kadınlar İslam dininin bu mirasını üstlenirken zorluk çekiyor. Müslüman bir Amerikalı olan Sems Friedlander kadınların başörtüsüyle ilgili konuşurken çok ilginç bir yorum yaptı; “Günümüzde kadınlar başlarını örtüyor ama dar kotlarıyla modern bir Avrupalı tarzında giyiniyorlar.” Bu mânâda; Müslüman toplumlarım “başörtüsü-hicap” meselesi gibi sadece yüzeysel bir boyutta ele alınan sonu gelmez zahiri problemlerinden kendimizi uzaklaştırarak, ihram hazinesinin derûnî yolculuğuna çıkmalıyız.

Tesettür, kadını hem fizikî, hem de rûhî olarak muhâfaza altına alan bir kalkan mesâbesindedir. Kadın, tesettürden uzaklaştığı ölçüde kadınlığına has nice meziyetlerini de yitirmektedir. Lâkin tesettürlü ve vakarlı bir hanım; hayat boyu bir iffet âbidesi olarak ömür sürer.

Tesettür emri, İslâm’da kadına verilmiş olan yüksek mevkî ve kıymetin de mühim bir tezâhürüdür. Nitekim değerli hazineler, en güzel şekilde muhâfaza edilir; tutup da hırsızların gözleri önüne serilmez. İşte Müslüman kadın, kendisine verilen yüksek kıymet sebebiyle yabancı bakışların yıpratıcı ve incitici tesirinden tesettür sâyesinde muhafaza edilmek istenmiştir. Tesettürün en büyük hikmetlerinden biri de budur.

(Rabia Brodbeck)

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close